Geçmişten Günümüze İstanbul’da Su ve Su Kültürü

 

Suyun tarihsel ve kültürel önemini, özellikle suyun hayati önemini vurgulamak ve suyun israf edilmesinin önüne geçilmesini sağlamak amacıyla Esnan Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi olarak Adell Armatürleri’nin katkılarıyla hazırlanmış olan “ab-ı hayat” sergisini siz değerli ziyaretçilerimiz için Esenler Şubemize getirdik.

Sergiyi 5-12 Nisan 2017 tarihleri arasında 10:00-22:00 saatleri arasında Oruçreis Mah. Barbaros Cad. No: 48 Yüzyıl – Esenler’de yer alan Esenler Şubemizde gezebilirsiniz. 

Bu değerli serginin oluşturulmasında verdiği katkılardan dolayı Adell Armatür’lerine teşekkürü bir borç biliriz. 

“ab-ı hayat” 

Suyun yaşam için önem ve gerekliliğinden ötürü, insanoğlu eski çağlardan beri suyun bulunduğu kaynaklara yakın yerleşmeyi tercih etmiştir. Özellikle, Geç Hitit, Frig ve Urartu dönemlerinde suya verilen önem nedeniyle, kayaları oyarak su çukurları ve basamaklı su sarnıçlarını meydana getirmişlerdir. Bu gelenek sonraki dönemlerde de devam etmiştir.

  

  Bir dünya şehri olan ve iki kıtanın birleştiği bir coğrafya üzerinde bulunan İstanbul’un su kültürü ve su sorunu şehrin geçirdiği evrelerdeki şartlara uygun olarak çözülmeye çalışılmıştır.

  

  İstanbul, yüzlerce yıl boyunca Akdeniz’in tek büyük kültür odağı olarak var olmayı başarmış, sayısız seyyahı yalnız bu nedenle bile kendisine çekmiştir. Tarihinin kırılma dönemlerinde, siyasal etkinliği azalmış, başkent olma sıfatını yitirmiş olmasına rağmen, kültür kenti özelliğini hiçbir zaman yitirmemiştir.

  

  Grek şehri Byzantion, Roma ve Doğu Roma(Bizans) şehri Konstantinopolis ve Osmanlı şehri İstanbul: birbiri üstüne gelen, ama bir sonrakine dönüşürken yok olmayan, yaşattıklarıyla yeni kültürel biçimlenmeye katkı veren benzersiz bir şehirdir.

  

  İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Projesi , tüm bunların bir kez daha vurgulanması açısından yeni bir fırsat oluşturmuştur. “Ab-ı Hayat: Geçmişten Günümüze İstanbul’da Su ve Su Kültürü” sergisi mimarideki günlük yaşama, yaşamsal gerekliliğin, uzun tarih boyunca, kültüre ve sanata yön verirken benzer biçimler aldığını anlamını taşımaktadır.